# Death Metal
Death Metal
Death Metal, heavy metal in alt janrıdır. Daha çok thrash metal esintili bir
müzik tarzıdır. ABD menşeilidir ve 80 lerin sonunda ortaya çıkmıştır. Brutal
vokaller sert gitar riffleriyle desteklenir. Death, Cannibal Corpse türün
tanınmış gruplarıdır.
Death Metal Disiplini
Death metal çok hızlı ve tempolu gitar ve bateri ile desteklenir. Bazı gruplar
gitarı tek tutarken bazı gruplar daha tonlu ve sert gitar tonları için çift
gitar (rhythm ve lead) kullanırlar. Bass gitar da bazı zamanlar distorted
kullanılır (distortion gitar tonunun daha sert ve bozulmuş olduğunu anlatan bir
terimdir. Çeşitli efektörlerle gitarın sesleri değiştirilir)türün ilk grupları
morbid angel death gibi amerikan kökenli gruplardır zamanla avrupayada
yayılmıştır.ayrıca behemoth günümüz camiasında önemli yere sahiptir Türkiyede
ise cenotaph en önemli temsilcisidir.
#Hardcore
Hardcore, kısa, gürültülü, ve çok hızlı gitar değişiklikleri kullanıp, öfkeli
müzikler yapan gruplar tarafından şekillendirilen, punk rock türünün daha yoğun
ve kuvvetli bir versiyonu olarak doğdu. Müzik kadar, şarkı sözleri de üslup
olarak hayli öfkeli ve çoğu zaman siyasiydi..
Hardcore müzik akımı Kuzey Amerika’da, öncelikle Los Angeles, Washington, New
York City, Vancouver, Boston gibi büyük şehirlerde gençliğin öfkesini dile
getirmek için bir araç olarak başladı. Hatta “A Tribal History” isimli
yazısında yorumcu Steven Blush’a göre “hardcore, punk rock’ın 'varoş gençlik'
için olanıydı.” Çoğu hardcore grubunun şarkı sözleri sosyal hiyerarşiye ve
sınıf farklılıklarına oluşan öfkeden doğan bir anarşizm düşüncesini temel
alıyordu..
“Hardcore” isminin temeli aslen punk rock’ın zamanla yumuşaması, esnemesi ve
uyuşturucuyla alkolden sıyrılmasına dayanıyordu. Buna tepki olarak 1981
senesinde Vancouver’lı D.O.A. grubu “Hardcore
Amerikan Hardcore’u...
1976-78 arası İngiliz punk dalgası gibi, Amerikan hardcore’u da türünün
gelişmesi için sıkı ve sağlam bir hareket içindeydi. Müzik, The Ramones, Wire
ve The Dickies gibi gruplardan öğeler de içeriyordu. Amerikan hardcore’un
doğuşu için önemli sayılabilecek gruplar ise The Germs, Middle Class, Fear,
D.O.A. ve özellikle Washington’lu grup Bad Brains idi.
Los Angeles’in KROQ radyo istasyonunda “Rodney on the ROQ” isimli bir radyo
şovu hardcore için büyük önem taşıdı. Hardcore müzik türünün özellikle
California’da popüler olmasına yardım etti. Hardcore müziği tanıtan Flipside,
Maximum RocknRoll ve benzeri dergiler de tüm ülkeyi dolaştı. Böylece hardcore
müzik, Amerika’da şiddet ve öfkeyi temsil eden müzik türü olarak bilinmeye
başladı. Bu durum özellikle “The Decline of Western Civilization” isimli bir
filmden sonra oluştu. Çünkü filmin şiddet sahnelerinde hardcore müzik
kullanılıyordu. Hardcore müzik ayrıca kaykay ve benzeri adrenalin dolu şehir
sporlarıyla da bağdaşmış oldu.
1980 ve 1984 arası, yani hardcore’un ilk dönemi olarak tabir edilen periyodda
etkili olan gruplarsa şunlardı: Washington’lu Minor Threat, Los Angeles’lı
Black Flag, Vancaouver’lı D.O.A., Toronto’lu Zeroption, Boston’lu S.S.Decontrol
ve tabiki halen aktif olan San Francisco’lu ünlü grup Dead Kennedys.
Black Flag grubunun 1981’de çıkan albümü “Damaged” hardcore müziğin
agresifliğini müzikal anlamda içeriyordu. Çok geçmeden yarı militan bir grup
olarak müzik hayatına başlayan S.S.Decontrol agresif ve asi Amerikan
gençliğinin lideri oldu, hardcore’un dahi sınırlarını aştı. Bu tip kült
grupların etkisi halen sürmekte..
Amerikan Hardcore’unun Etkisi
Hardcore, özellikle Amerika’da rock müzik üzerinde etki sahibi oldu. Heavy
metal grubu Metallica, metal ile hardcore’u ilk birleştiren gruplardan biriydi.
Metalin tekniği ve gitarını, hardcore’un hızıyla ve agresifliğiyle
birleştiriyorlardı. Bu tip müzikler sonraları thrash metal ya da alternatif
speed metal adıyla anılmaya başlandı. Metallica’nın yanında Megadeth ve Slayer
da benzer tarzlarda müzikler yaptılar..
1985’te New York’lu grup S.O.D (Stormtroopers of Death), “Speak English or Die”
albümünü çıkardı. Albüm heavy gitar soundu, hızlı baterisi ve gitar
riff’leriyle thrash metale yakın olmasına rağmen, aslen thrash’ten ayrılıyordu.
Çünkü albümde gitar solosu hiç yoktu ve bol bol “mosh” olarak tabir edilen
bozuk gitar cızırtıları vardı. Suicidal Tendencies (ilk yılları) ve DRI gibi
gruplar da buna benzer müziklere sahipti.
Grunge da hardcore’dan etkilenen müzik türleri arasındaydı. Eski grunge, Black
Sabbath ve Black Flag’den etkilense de Mudhoney ve Nirvana gibi gruplar bu
sound’u punk içinde ele alıyordu. İşin aslı, bir keresinde Nirvana’nın lideri
Kurt Cobain müziklerini tarif ederken “Black Flag ve Black Sabbath’dan
etkilendiklerini” açık açık söylemişti. Bu durum Amerikan hardcore’un 90’larda
tekrar yenilendiğini gösteriyordu.
Kuzey Amerika dışında hardcore müziğin etkisinin o kadar yaygın olduğunu
söylemek zor. İngiltere’de The Exploided ve The Anti-Nowhere League bu tip
müzikler yapıyordu, aynı zamanda diğer hardcore grupları gibi sosyal konulara
da değiniyordu. Bu gruplar aslında Sham 69’dan etkilenmişti ve müzikal anlamda
Amerika kadar agresif değillerdi...
Hardcore her ne kadar 80’lerde boy gösteren bir müzik akımı olsa da halen
hardcore benzeri agresif punk rock ya da hardcore metal yapan gruplar yok
değil. Aslen 80’lerin sonunda hardcore misyonunu tamamlamış ve polüleritisini
kaybetmiştir. Ama günümüzde bu türü başarıyla temsil eden (ve büyük bir
çoğunluğu doğal olarak Amerika’lı olan) halen pek çok grup vardır...
# Grindcore
Thrash ve diğer geçiş türlerinin artıklarından doğan grindcore, death metal
vokali ile bol enerjili hardcore rifflerinin akışını, kromatik ve sayı
sistemleri tabanlı kompozisyonlarla sağlayan veya ani çıkışlar ve gelişi güzel
çalınan enstrümanlarla tanımlanabilir..
Grindcore, heavy metalin en uç noktası olarak death metal, thrash metal ve
hardcore punk birleşmesinden meydana geldi.1980’lerin başında Siege, RI ve
Repulsion, Sore Throat gibi Amerikalı ve İngiliz proto-grindcore ve hardcore
punk grupları dikaktlerin bir anda bu tür üzerine çekilmesini sağladılar..
Aslında bu ilk grindcore gruplarının çoğu, hatta hepsi hala karanlıktalar ve
bilinmiyorlar. Örnek olarak Siege grubu sadece ‘Drop Dead’ demosu ile Repulsion
ise Carcass elemanlarının sahip olduğu Necrosis Recordstan çıkan ‘Horrified’
albümü ile mevcutlar metal piyasasında..
Hemen herkesin kabul ettiği gerçek şudur ki ilk gerçek grindcore grubu İngiliz
Napalm Death’tir.. Zira türe adınıv eren de grubun bateristi Mick Harris olarak
yer alır metal tarihinde.. Grindcore n kadar çok gelişse de; yırtıcı gitarı,
lokomotif gibi baterisi ve çok kısa süreli şarkılarıyla kendilerini belli
etmektedir.. (Napalm Death’e ait 0.75 saniyelik ‘You Suffer’ hala dünyanın en
kısa şarkısı rekorunu elinde bulundurmaktadır.Ayrıca bu parçanın yine bir diğer
grindcore grubu Spazz tarafından yapılmış cover'ı olduğunuda
belirtelim..Parçaları burdan indirebilirsiniz..[Napalm Death]::[Spazz])
Alt türlere gelirsek ; grindcore kesinlikle kategorize edilmesi çok zor bir
türdür. Bazı dinleyiciler ve müzisyenler kafalarında bir tür - alt tür
belirleseler de geri kalanları bu kategorizasyonun müziği kısıtlamaktan başka
birşey olmayacağı görüşündeler.
Alt Türleri
Political Grindcore : Bu alt tür politik şarkı sözleri ve zaman zaman crust
punk ile peace punk hareketine yatkınlığıyla ortaya çıkıyor.. Bütün alt türler
arasında ilk grindcore gruplarına en yakın müziki benimsiyor.
Goregrind : Bu alt türün öncüsü kesinlikle Carcass’tır.. Genel olarak gore
vahşet temalı sözleri kullanan bu alt tür, teknoloji destekli vokalleriyle de
dikkat çekmektedir.. Bütün bu alt türler arasında tartışmasız en ticari olanıdır..
Cybergrind : Cybergrind tamamen bilgisayar teknolojisi üzerine kurulmuş klasik
metal enstrümanlarından uzak bir alt türdür..
--------------------------------------------------------------------------
# Progressive
Progresif metal (ya da kısaca prog metal) 80’lerin ortalarında çıkış yapmış,
progresif rock ile heavy metalin bir birleşimidir. Çıktığı dönemde kalabalık
olmayan ama sadık bir dinleyici kitlesine ulaşmış, ve her geçen gün büyüyerek
bugün köklü ve sağlam bir tür haline gelmiştir. Progresif metal, progresif rock
geleneğinden miras aldığı alışık olunmayan caz diğer türlerin karışımı öğeler
kullanmış, ortaya dinlemeye değer orijinal bir metal türü çıkarmıştır.
80’lerde geniş kitlelere ulaşamayan ve çapını aşamayan progresif metal
özellikle Queensryche ile hız kazandı ve 90’larda son sürat büyümeye, yayılmaya
başladı. Queensryche, heavy metal ve hair metalden kopup gelerek ilk progresif
öğeleri kullanmış gruplardan biri oldu. 1983'te Seattle/ABD'de kurulan grup, bu
kentten çıkan diğer grupları aksine grunge'la hiç ilgisi olmayan apayrı bir
çizgide müzik hayatına başladı. Judas Priest, Rush, Yes, King Crimson gibi
grupların etkisindeki müziğine çeşitli öğeler kattı ve türün öncüsü konumuna
geldi. Şu anda bir klasik olarak gösterilen grubun “Operation Mindcrime” (1988)
albümü heavy metal gitarını progresif kompozisyon teknikleri ve diğer progresif
rock öğeleriyle birleştirdi ve türün gelmiş geçmiş belki de en iyi albümü oldu.
Bu albüm hem tempolu ve istikrarlı müziği hem de lirikleriyle işlediği karanlık
temayla ayrıca bir konsept (bütün halinde konulu) albümdü. Konsept albümler,
“Operation Mindcrime”dan sonra progresif metale has önemli bir öğe de oldu.
Türün diğer çok önemli bir grubu da Dream Theater oldu. Modern progresif
metalin efsane grubu haline gelen Dream Theater için her şey 1986 senesinde
başladı. Gitarist John Petrucci ve bas gitarist John Myung’un Boston’da kurduğu
grup klasik ve geleneksel metalden çok daha orijinal bir şeyler yapmaya karar
verdi ve caz müzikten aşırı kompleks gitar tekniklerine kadar bir karışım
oluşturup çok önemli bir progresif metal grubu haline geldi. 1999 yılında
çıkardıkları “Scenes From a Memory” ise tam anlamıyla muhteşem bir konsept
albümdü. Toplam 12 “manzara”dan oluşan bu albüm başlı başına filmsel bir senaryoya
sahipti ve türün en iyi örneklerindendi.
Diğer önemli grup Los Angeles’lı Tool ise müzikal anlamda diğerlerine nazaran
daha geleneksel bir şekilde progresif metale yaklaştı ve müziğine New Age
öğeleri de katarak ilginç bir progresif metal sentezi yaptı. En iyi metal grubu
dalında Grammy ödülüne sahip bir progresif metal grubu olarak 90’lara adını
yazdı. 1993 yılının sonunda kurulan Symphony X ise (adından da anlaşılacağı
üzere) klasik, senfonik öğelere ağırlık vererek progresif metali daha da ilerilere
götürdü.Grubun yaptığı şarkıları ortalama 10-12dk uzunluğunda olup destansı bir
epik hava içinde devam eder.
Bu arada Amerikalı bir başka grup olan Fates Warning’i unutmamak gerekir.
Özellikle Dream Theater’dan ayrılan klavyeci Kevin Moore ( Dream Theater’da
Space Dye Vest, Ytsejam, Wait For Sleep gibi muhteşem şarkılara imza atan kişi
) Fates Warning grubuna dahil olunca grup iyice çıktasını yükseltti ve 1997
yılında “A Pleasant Shade Of Gray” adında 12 bölümden oluşan 1 şarkılık 50
dakika süren albüm ile direk progresif metalin unutulmazları içinde yer almaya
hak kazandılar.
Bu türün diğer önde gelen grupları Watchtower, Threshold, Shadow Gallery, Damn
the Machine, ve Ayreon’dir. Bu grupların ortak özellikleri müziklerinde
death-metal ve jazz müziği ortak bir potada eritip farklı bir müzik türü ortaya
çıkarmalarıdır.
Progresif rock’ın metalle buluşması olan progresif metal, sadece müziğiyle
değil konsept albümleri ve neredeyse her biri “deneme” sayılabilecek
lirikleriyle “Düşünen Adamın Metal’i” olarak ta bilindi. 80’lerden bu güne,
hala canlılığını ve dinleyici kitlesini koruyan heyecan verici bir metal türü
olarak metal ailesinde önemli bir yere sahip oldu. Yüksek müzik teknikleri
zaman zaman dinleyicileri cidden yoracak kadar komplike gitar soloları ve
yuksek klavye partisyonları ile "progressive" her zaman hazmı
genellikle zor olan bir müzik türü olarak kalacaktır.
#Endüstriyel Metal
Heavy metal ve thrash metal etkileşimli çoğu zaman tecno ve synth ritimleriyle
desteklenmiş bir alt janrdır. Skinny Puppy ve Sister Machine Gun türün babaları
diyebileceğimiz gruplardır.90 ların ilk yarısında Trent Reznor ile daha hafif
diyebileceğimiz bir şekilde devam ederken Godflesh VE özellikle Ministry ile
sert yönünü bulmuştur. KMFDM Almanya dan çıkıp bu tarzı en iyi yorumlayan grup
olmuştur.Laibach ta türe katkılarından dolayı bir kilometretaşı olmuştur.
Gelişimi
90 ların ilk yarısına kadar oldukça durgun seyreden ve bir türlü hakettiği
ilgiyi bulamayan tür Marilyn Manson ve özellikle Rammstein ın günümüze kadar
artarak gelen başarılı çalışmalarıyla adeta yok olmaktan kurtulmuştur.Rammstein
türü daha karanlık ve atmosferik öğelerle # yurumlamıştır.
Disiplini
Industrial metal grupları genelde kalabalıktır. Çoğu grup çift gitar kullanır
ve tabiki gitarlar ilginç samplelarla ve synth'lerle desteklenir.Gitar tonları
bazen çok sert bazen de melodi yüklüdür.
Gruplar
Rammstein, Marilyn Manson, Rob Zombie, Nine Inch Nails, Ministry, KMFDM, Fear
Factory, Zeromancer, Oomph!
#Black Metal
Black Metal
Black metal heavy metal'in alt-türü olan bir müzik janrıdır.
Black metal’in ilk temsilcileri –türe isim babalığı yapan “Black Metal” adlı
albümünün yapımcısı da olan- Venom, Mayhem, Hellhammer, Mercyful Fate, Bathory
ve Celtic frost gibi gruplardır. Black metal günümüzdeki biçimini ise büyük
oranda Darkthrone, Enslaved, Burzum, Mayhem, Immortal ve Emperor gibi Norveçli
grupların etkisiyle almıştır.
Özellikleri
Şarkı sözleri genelde satanizmle ilgili ve paganizm gibi diğer okült konulardan
oluşur.
Gitarlar yoğun olarak bozunmuştur (distortion’lanmıştır).
Davullar hızlı ve agresif bir tonda olup, “blast beat” olarak adlandırılan aynı
parçaya (zil, trampet vb…) defalarca üst üste hızlıca vurulması biçiminde
yapılan yöntemle çalınmıştır.
Gitarlar hızlı ve yinelemeli çalınmıştır (gitarın tıpkı ud gibi çalındığı
tremolo yöntemi olarak adlandırılır).
“Scream vocal” olarak adlandırılan, seslerin derin ve içten bir böğürtü olarak
duyulmasını sağlayan, ses tellerini titreştirmekle gerçekleştirilen vokal
yöntemi kullanılmıştır. Hızlı perküsyon yapılmıştır. Müzikte yinelemeler
yoğundur ve soğuk ve hüzünlü bir atmosfer hissedilir.
Black metal gruplarını diğerlerinden ayıran bir diğer özellik ise eskiden daha
yoğun olarak kullanılan “corpse paint” adlı, yapanın çürümekte olan bir ceset
ya da bir veba kurbanı gibi gözükmesini sağlayan özel bir tür siyah ve beyaz
makyajdır. Bu makyaj ve black metal müzisyenlerinin tüm Dünya’da yaygın olarak
takma sahne adları kullanması müzisyenlerin kimliklerinin saklanmasına yardımcı
olur.
Türkiye'de
Başlıca tanınmış Türk black metal grupları arasında Ehrimen, Episode 13,
Moribund Oblivion, Nord av Snafells, Ominous Grief, Raven Woods, Sadistic
Spell, Sagu, Satanic Verses ve Witchtrap sayılabilir.
--------------------------------------------------------------------------
#Punk Rock
Punk Rock
Punk; kültür politika ve estetiği ile kurumsallaşmış sanat teorileri ve bunu
yaratan topluma, toplumsal sisteme karşı doğmuş bir reddediştir. Punk,
sanatçıyı devrimci olarak görür, geleneksel ve kalıplaşmış davranış ve yaşam
biçimine karşı yıkıcı bir tavır geliştirir. Bireyin kişisel gelişimini
yönlendiren, yaşam biçimini şekillendiren toplumsal organizmayı herşeyin
suçlusu olarak görür ve saldırmaktan çekinmez. Punk'a göre herşey alt üst
olmalıdır; aykırı, ayrıksı giyim tarzı, ve gündelik yaşamda sınırlann
belirsizleştirilmesi, bilinçli kışkırtıcılık, kabul görmüş ve tekdüzeleşmiş
yaşam biçiminin yeniden düzenlenmesi (ya da düzensizleştirilmesi) punk yaşam
biçiminin devrimci taktikleridir.
Punk'ın kendini var ettiği sahne; ekonomik ve toplumsal buhranın yaşamın her alanını
cenderede tuttuğu 1970'lerin son dönemlerindeki İngiltere'dir. Punk akımı;
İngiltere'deki ekonomik bunalımdan büyük zarar gören işçi sınıfı gençleri
arasında doğdu. "Geleceğin olmadığı'" hayatlarının ve politik güç
sahibi kişilerce yönetilen bir toplum tarafından önceden belirlendiği gerçeği,
toplumsal dinamiği oluşturan gençlerin en büyük buhranıydı. Bu buhranın
köklerinin fütürizm, dadaizm, nihilizm ve anarşizm
Punklar içinde bulunduklan durumu protesto etmek için ellerindeki her malzeme
ile bedenleri de dahil, kendilerini ironik bir biçimde "toplumsal
atık" olarak sundular: Köle kıyafetleri, zincirler, deriler, dayatılan
cinsiyetçi modaya karşı androjenlik, parçalanmış giysiler, rengarenk ve
dikleştirilmiş rahatsız edici saç biçimleri ve punk sembollerinden bedene
iliştirilmiş çengelli iğne... Punk antimodadır. Amacı geleneksel kalıplar
içinde yaşayan topluma karşı algıyı bozmaya yönelik açık bir saldındır.
Punk estetiğinin yaratıcısı olarak kabul edilen Londralı modacı Vivienne
Westwood (Sex Pistols'in doğuşunda da nedenlerinden olan 'Sex' adlı dükkanın
ortaklanndan) şu sözleri ile punk esetetiğinin "nedenini" açıklıyor:
"...Onun giysilerini giyrnek için cesur olmanız gerekir. sokakta yürürken
tüm dikkatleri üzerinize çekeceksiniz. Bu tepkileri davet eden bir güç
gösterisidir. Giysiler genellikle fikirleri sözlerden daha iyi anlatabilir. Bir
kitap, bir poster ya da broşür kadar yıkıcı bir silah olabilir: Otobüste
yanınızda 'Anarchy in the UK' (Birleşik Krallıkta Anarşi) tişörtü ile oturan
biri sizi anıda rahatsız eder."
Punk kültürü kendi dayanışma ve iletişim ağını da yaratmıştı. Fanzinler. Kültür
ve sanatendüstrisine ve sisteme karşı bir tokat olan fanzinlerin varoluş nedeni
yadsıma, reddetme talebi ve çağnsıdır. Fanzinlerin punk eylem yaşam biçiminde
oldukça önemli bir yeri vardır. (Yeraltı Edebiyatı) İlk Punk fanzini;
"Sniffin' Glue", Punkın; "kendi-başına yap" (do-it-yourself
felsefesini ortaya çıkanyordu: bir gitar üzerinde üç akorun yerleri gösterilmiş
ve şu başlık atılmıştı: "İşte size bir akor, işte iki tane daha, hadi
şimdi gidip kendi grubunuzu kurun."
Punklar arasında iletişim ve düşünsel ağ oluşturmasının yanısıra fanzinlerin
yaptığı bir diğer önemli katkıda yıkıcı grafik tasanm estetiğini
oluşturmasıydı. Çoğunluğu elle yazılan, siyah beyaz olan kaotik bir kolajla
oluşturulup fotokopi ile çoğaltılan fanzinlerin sadece dış görünüşleri ile bile
algıyı bozmaya, kalıplan yıkmaya yönelikti.
Punk'ın bu yıkıcı tavrının köklerini dada akımının oluşturduğu söylenebilir.
1916-1922 yıllan arasında Dada kendisini de reddederek mevcut tüm toplumsal ve
estetik değerlere şiddetli karşı çıkışı, anlamsızlığı ve antisanatı, provakatif
parodisi, edepsiz mizahı ile yıkıcı sanatın temsilcilerindendir.
" .. .Bizim için birer HİÇSİNİZ Tanrılarınız gibi: HİÇ Bürokratlarınız,
yöneticileriniz gibi :HİÇ Ressamlarınız, şairileriniz gibi: HİÇ Bana saldınp,
dişlerimi sökseniz de suratınıza aptal öküzler olduğunuzu haykıracağım..."
(Dada Manifestosundan)
Dadanın önce gelen simalanndan Mareel Duchamp; pisuvar, şişe askılığı, kar
küreği gibi eşyalann üzerine sadece imzasını atarak ve birer sanat eseri olarak
sergilediği "ready mode"leri (hazıryapıt/yapım) ile tanınmıştır.
Punk konserleri, punk giyimi ve sanatı gibi yıkıcıdır. Değerlere yönelik birer
saldırıdır. Punk'ın kışkırtıcılık politikasının bir parçası olan gruplar konser
sırasında, seyircisi ile şiddet, yıkım gösterisi sergilerier. (Sahneye kusmak,
tükürmek, havada uçuşan içki şişeleri, sandalyeler , grup dansı) Punk'ın bu
sadomazoşist eğilimi aslında, punk'ın diğer tahripkar unsurlan gibi belli bir
şeye dikkat çekmek üzere kullanılan bir şok taktiğiydi. Punklar toplumu nasıl
gördüklerini anlatmak istiyorlardı: Anarşi istiyorlardı, yeni bir müzik tarzı
geliştirmek ve bu müzik tarzının kaosunu paylaşmak, çoğaltmak istiyorlardı.
Punk konserleri ekspresyonist performansı ile "şimdi ve burada"dır.
(now-and-here) Ekspresyonizmin sembolü haline gelen Çığlık punkta hem
şarkılarında hem de grafik tasarımlannda kendini gösteren bir motiftir: yüksek
desibel seviyesi,izleyici ile grup arasında fiziksel ve duyusal etki punk
konseri "yaşamalanı" içindedir. O an'ın içinde yaşanılanlar zamandan
ve mekandan soyutlanmış kaostur.
Punk Rock'ın gelişimi Amerika ile İngiltere arasındaki kültürel alışverişle hız
kazanmıştı. Velvet Undergound, New York DolI ve Ramones gibi New York'lu
gruplar, 1965'te başlayıp 1970'ler boyunca devam eden bir süreçte, bilinçli bir
biçimde "sokak kültürünü" işlemiş ve geleceğe karamsar bakan yeni bir
tür müzik üretmişlerdir. (Bu gruplar sadece punk rock'ın değil hard'n' heavy,
heavy metal ve türevIerinin de doğuşunda da etkili olmuşlardır.)
"Punk", "Punk Rock", "Punk Kültürü" tam da
punk'ın istediği gibi açık bir biçimde tanımlanamamıştır. (Standardize
edilerneme, kategorize edilememe) Punk; ilk çıkışı 1975'te belirli bir rock and
roll türünü ve kendisi ile iIişkilendirilen gençlik alt kültürünü anlatmak için
kullanılmaya başlansa da, 80'ler sonrası ticari rock müziğin türevlerini
tanımlamak için kullanılmaya başlanmıştır. Punk 'underround rock', 'new wave',
'new music', 'street rock', 'power pop', 'avant-punk' ve 'hardcore' gibi
terimlerle özdeşleşen anlamlarda da kullanılmıştır.
Punk sözcüğünün kökleri de bulanıktır. İngilizcede ilk olarak fahişe ile
eşanlamlı olarak ortaya çıkar. Funk ve Wagnalls İngilizcenin Yeni Standart
Sözlüğünde şöyle tanımlanır:
ı.Çürümüş tahta, bitkisel kav, değersiz nesne, boş konuşma.
2. Yumrukla yapılan saldın ya da darbe.
3. Genç Haydut, hayta, serseri.
Bu sözcük tanımları bilgilendirici olsa da punk'ı tanımlamaz.
Punk Rock'ın ortaya çıkışı Ocak 1976'da Manhattan'daki East ViIIage'da bulunan
CBGB and OMFUG adlı küçük bir kulüpte verilen konserlerden doğan'Punk' adlı
derginin çıkışı ile başlar.
...18 yaşındaydım. New York'taydım. Yıl 1975'ti. Birgün arabada giderken John
(Holmstrom) 'bir dergi çıkaralım' dedi. Beni ve Ged'i (Dunn) Velvet
Underground'a 1997 ve Stooges'a ve New York Dolls'a uyandıran John'dı John
derginin sevdiğimiz şeylerin bileşimi olmasını istiyordu. Eski Tv dizileri,
bira içmek, düzüşmek, çizburger, mizah dergileri, ikinci sınıf filmler ve
bizden başka kimsenin takılmadığı rock'n'rol grupları. John derginin adının
Teenage News olmasını istiyordu. Dolls'un aynı isimli şarkısından ötürü. Boktan
bir isim olduğunu söyledim. 'Niye Punk demiyoruz?' dedim. Punk sevdiğimiz
herşeyi temsil ediyordu: Kıyak, yapmacıksız, absürd, komik, ironik, şehri küçük
posterlerle donattık. 'Dikkat Punk geliyor! Leg McNeil Please kill Me/ Roll
Dergisi temmuz 2001/07"
İsyankar CBGB and OMFUG (Country, Blue Grass, Blues and Other Music For
Uplifting Gormandizers) sahnesi Punk dergisi yolu ile punk terimi ile kurduğu
bağlantı, belli bir deneysel rock'n'rol akımını tarif edecek olan "Punk
Rock" teriminin oluşması sürecinin ilk aşamasıdır.
Punk dergisinin ilk sayısı 1 Ocak 1976'da çıktı. Lou Reed ve Ramones ile ilgili
yazıların yanı sıra John Holmstrom'un özgün otobiyografik çizgi dizisi
"Joe", Leqs Mcneil'den şehvetli kadınlarla ilgili "foto
karikatür öykü"sü yer alıyordu. Punk'ın ilk sayısı 3000 adet basıldı. Ve
sadece New York'ta dağıtıldı. Dergi son çıkış tarihi olan 1979'ta 25.000 adet
basılıyor ve dünya çapında 2000 aboneye ulaşıyordu.
Punk dergisinin İngiliz punk akımına da grafik anlayışı yönünden önemli
etkileri olmuştu. İngiliz punk rock'ının ilk fanzini "Sniffin' Glue"
adıyla Temmuz 1976'da Londra'da çıkmaya başlar. Daha sonra; Ripped and Tom
rotten to the Core, London's Burning, Live Wire, Vive
Punk Rock stili Londra'nın güneybatısındaki ve Kings Rood civarındaki heterojen
gençlik söylemlerinden, yaşam biçiminden oluşmuştu. Şüphesiz ki punk rock'ı
tetikleyenler arasında, androjen görüntüsü ile fetişleştirilen fenomen David
Bowie'nin glitter rock'ı, Ramones, Heartbreakers, Iggy Pop, Richard Hell gibi
kişi ve gruplar vardır. 1960'ların moda alt kültürünü, bazı blues gruplarının
melodik alt yapısını ve isyanını, northem soul ve reggae'den alınma unsurları
da punk müzikal kaosunda bulmak mümkün.
Tarihte Hippy adı ile anılan sahte-uyuşturulmuş-muhalif kültür milyonlarca
ebleh evcilleştirmekte oldukça başarılı olmuştu. Bu sahte muhalif kültür
başarısını mass media'dan daha ziyade, 1950'lilerin beat generation radikal
muhalefetini vahşi kapitalistlerin önünde savunmasız ve yalnız bırakmasına
borçluydu. Başkalannı rahatsız etmeyecek kadar vasat olan bu insanlar daha
sonra senetlerin, iş görüşmelerinin, ahizelerin arasında geçmişlerini
hatırlamayacak kadar değişip kapitalistleşeceklerdi. Oysa punk kendi bedeni ve
yaşam biçimi ile politikası, parodisi ve estetiği ile kesinlikle asi ve
yıkıcıydı, ki hala bir çok ülkede alt kültür muhalifliğinin en önemli
unsurlarıdırlar.
---------------------------------------------------------------------------
# Thrash Metal
Thrash metal, heavy metal müzik türünün bir alt dalıdır. Çoğunlukla kökleri
1970'lerin sonları ve 1980'lerin başlarına dayandırılır. Bu dönemde NWOBHM (New
Wave of British Heavy Metal) ve Hardcore Punk müzik akımlarının bazı
özelliklerini alarak, kaynaştırarak yeni bir müzik türü olarak ortaya
çıkmıştır. Benzer bir diğer tür olan Speed metal`e göre çok daha fazla
saldırgan özellikler taşır. Bu fark şarkı sözleri ve müzikten açıkça anlaşılır.
Türün öncü toplulukları ABD'de Slayer, Metallica, Exodus, Testament, Megadeth,
Over kill; Avrupa'da ise Destruction, Kreator ve Sodom gibi topluluklardır.
Black metal ve death metal, sonraki yıllarda thrash metalin alt türleri olarak
ortaya çıkmışlardır.
-------------------------------------------------------------------------
# Heavy Metal
Heavy Metal bazen de metal müzik olarak adlandırılan müzik türü agresif
ritimler ve aşırı distorsiyon'lu gitarlarla karakterize edilir. Bu türün
kökleri 1967 ve 1964 arasında blues ve rock türünü birleştirerek,(daha çok
gitar ve davul bazlı),bu türde müzik yapan grupların yarattığı Hard Rock
'tır.Heavy Metal popülaritesini 80'lerde daha çok türün ortaya çıkmasıyla
artırdı. Ticari amaçlı olmayan bu müzik türü , dünya üzerinde büyük bir
dinleyici kitlesine sahiptir.
Konu başlıkları [gizle]
1 Karakteristikler
2 Enstrümanlar
3 Temalar
4 Alt Türler
5 Heavy Metal'in Alt Türleri
6 Black Metal
Karakteristikler
Heavy Metal çoğu zaman aynı türde enstrümanlarla çalınır.Elektro-gitar'ın her
zaman varolduğu bu müzik türünde , kara şarkı sözleri , agresif ritimler ve
tempolar bulunur.
Enstrümanlar
Heavy Metal müzikte çoğunlukla kullanılan enstümanlar elektro-gitar , bas gitar
ve davul'dur.Heavy Metal çalan grupların çoğunlukla bir solo(lead)gitaristi ,
bir ritim gitaristi , bir bas gitaristi ve bir bateristi ve bir vokali
vardır.Heavy Metal'de klavye fazla kullanılmaz.Gitar bu türde çok büyük bir
önem taşır.Distortion ve diğer efektler, sesi daha kalınlaştırmak içindir.Heavy
Metal vokalleri şarkıda çok fazla değişik ses çıkarabilirler.Temiz vokallerden
gurultulara ,gurultulardan çığlıklara ,çığlıklardan brutal vokallere
kadar.Genellikle şarkıcının ne dediğini brutal vokallerde anlamak zordur.
Sololar ve riffler Heavy Metal'in büyük bir bölümünü oluşturur.Gitaristler
sweep-picking ve tapping yaparak hızlı çalarlar.
Temalar
Heavy Metal , bir sanat formu olarak ,müzikten daha da fazlası. Dinlenilebilir
olmasıyla beraber görülebilir de.Albüm kapakları ve konserler bu müzik türünü
anlamakta oldukça yararlı şeylerdir. Heavy Metal'in teması pop ve ticari
müziklere göre oldukça ciddi ve ağırdır. Heavy Metal 50'ler 60'lar ve
70'lerdeki savaş , nükleer atışmalar , çevreye ilişkin konular , politik ve
dini propoganda üzerinde yoğunlaşır.Black Sabbath'ın "War Pigs" ve
Metallica'nın "And Justice for All" parçaları buna bir örnektir.
Heavy Metal'in Alt Türleri
Avant Garde Metal, Black Metal, Celtic Metal, Death Metal, Doom Metal, Gothic
Metal, Grindcore, Hair Metal, Metalcore, New Wave Of British Heavy Metal
(NWOBHM), Nu-Metal, Power Metal, Progressive Metal.
alıntı
--------------------------------------------------------------------------
#grunge rock
Grunge Hikayesi
Sözlükleri açıp baktığımızda grunge için “pis,kirli,eski püskü,yıpranmış”gibi
kelimeler çıkar karşınıza.Müzik sahnesini değiştiren akımı tanımlamak
gerektiğinde ise kirli,distortion’lı ve feedback’li gitarlar,güçlü
davullar,belki de çoğu zaman “sessizlik-gürültü-sessizlik”trafiğiyle formüle
edilebilecek bir müzik olarak nitelemek yerindedir.Ama öfkesini
hardcore’dan,vuruculuğunu punk’tan,güçlü sound’unu heavy metal’den beslemiş
olan grunge’ı tek bir müzik türünden ziyade belli grupların sahip olduğu veya
belli gruplara yakıştırılan bir ruh birliği olarak görmek daha
doğrudur.Grunge’a “Seattle sound’u” deriz ama tüm grunge gruıpları Seattle’lı
değildir;etkilerini punk’a benzetiriz ama birçok grup punk kadar heavy metal de
dinlemiştir;kimileri ağır tempolu,kimileri daha hızlıdır;kimilerinin
şarkılarını elinize gitar aldıktan sonraki birkaç hafta içinde
çalabilirsiniz,kimilerininki ise enstrüman üzerinde yetkinlik gerektiren
partisyonlarla doludur.Ama tüm farklara rağmen grunge grupları birdir
gözümüzde,yukarıda “ruh birliği”dediğimiz şey sayesinde.Grupların her birinin
şarkı sözlerindeki öfke,korku,keder,yalnızlık sıkıntı temaları;fanlarıyla
ilişkileri ve müzik endüstrisine karşı tutumları benzerdir.Grunge’ın
söylemindeki karamsar ton,X kuşağı’nın umutsuzluğuyla paralel bulunur.1960’lar
sonu-1980’ler başı arasında doğan,kültürel aidiyet hissetmeyen,toplumla
ilişkileri zayıf,güçlü hedeflerden yoksun bir kuşaktır X kuşağı.Bir önceki
kuşağın mensupları olan yuppie’ler para kazanmayı,mevki sahibi olmayı her şeyin
üstünde görürken,X kuşağı kararsızdır.İşte grunge hayatlarındaki boşluğu para
ve kariyerle doldurmanın mümkün olduğu inancına;markaların,mevkilerin her şeyin
üzerinde görüldüğü anlayışa karşı çıkar.Kocaman bir kuşağın umutsuzluğunu
paylaşır.İşte her grunge grubunda ortak olan nokta budur.Hair metal’in suya
sabuna dokunmayışından da,süslü megastarların steriliğinden de uzaktır.Bu
yüzden samimidir,gerçekçidir.
Müzikal Kökler
Nirvana grunge’ı yerüstüne taşıyan gruptu,hareketi başlatan işaret
fişeğiydi.Ama ne ilk grunge grubuydu ne de “grunge” adını ilk kullananlardı
Kurt Cobain ve tayfası.Karanlığı ve gitar riff’lerini Black Sabbath
önderliğindeki erken 1970’ler metainde,kirliliğini Iggy&The Stooges,MC5
gibi protopunk’larda,gitar riff’leri ve umarsız ruh halini Crayz Horse dönemi
Neil Young’ından bulabiliriz.Kuzeybatı Amerika orijinli punk grupları The
Fartz,The U-Men,The Fastbacks ile daha ağır ve sert bir sound’a sahip olan
TheMelvins grunge’a ilham kaynağı olan,hatta erken grunge grupları sayılan
yerek ekiplerdendir.1983’te kurulan Green River ise çoğunluğa göre ilk grunge
grubudur.Seattle dışında hiç tanınmamasına,kariyerinde hiçbir ticari başarıya
ulaşamamış olmalarına rağmen kent içindeki etkileri ilerleyen yıllarda rock
tarihi içinde bir kült olmalarını sağlayacaktı.Grubun lideri Mark Arm,1981
yılındaki bir fanzin röportajında o zamanki grubu Mr. Epp’in müziğini tarif
etmek için “katıksız bok,katıksız pislik(grunge)”ifadesini kullanınca grunge
teriminin isim babası da olmuş oldu.Erken grunge sahnesinde The
Melvins,Malfunkshun ve Soundgarden arasında albümleri ilk yayınlanan grup da
Green River’dı.1985 tarihli Green River ‘n da içinde olduğu bir toplama var
ki,bahsetmeden grunge tarihini yazmak imkansız:Seattle bazlı “Deep Six”adlı
albümde Melvins,Soundgarden,Malfunkshu n,Skin Yard veThe U-Men’den parçalar
vardı.Skin Yard basçısı Daniel House ‘un çabalarıyla bir araya getirilen
gruplar,Seattle sound’unun kayıtlı ilk örneğine imza atmış oluyorlardı
böylece.Aynı yıl “Sub Pop 100”adında bir toplama ve 1987’de Green River’ın “Dry
As A Bone”ve”Rehab Doll” isimli EP’lerini yayınlamak,daha sonra da Sub Pop
Singles Club adında bir kulüp kurarak üyelerine her ay bir single yollamak da
firmanın eylemleri arasında yer aldı.İnsanlar “ne punk,ne de metal”olan bu
müzik türüne karşı hayranlık duymaya başlamışlardı.
Seattle Sound’u Oluşurken
1988,Seattle için önemli bir yıl oldu.Öncelikle Green River,iç dinamikleri
itibariyle devam etmesinin imkansızlaştığı bir noktaya geldi.Glam ve Punk’ı
harmanlayan Mother Love Bone’un temelleri atıldı.Yılın 2.önemli hareketi de
efsanevi toplama “Sup Pop 200”in yayınlanmasıydı.Birçoğu ‘90’larda ya yıldız,ya
da kült olacak birçok grubun bir araya geldiğiçok mühim bir kayıttı
bu;Nirvana,Soundgarden,Mudhone y,Green River,Screaming Trees,Tad ve Fastbacks
gibi.1980’lerin sonuna gelindiğinde Alice İn Chains ilk albümünü
yayınladı.1989’da yayınlanan Nirvana albümü ‘Bleach’ 1970’lerin Black Sabbath
ve Led Zeppelin sound’unu yansıtan bir yapıdaydı.
Grunge’in zirvesi: “Nevermind”
24 Eylül 1991’de ‘Nevermind’ albümü yayınlandı.İlk single ‘Smell Like Teen
Spirit’ ise bundan iki hafta önce gün yüzü gördü.’Smell Like Teen Spirit’in
umutsuz 90’lar gençliğinin sesi olduğu inancı hakimdi artık.Sadece birkaç ay
yetmişti her şeyi değiştirmeye.İşte bu,post-punk döneminde özellikle Amerika’da
hep halının altına süpürülen alternatif hareketin patladığı noktaydı.Artık
popstarlar için başarı garanti olmayacak,plak şirketleri ayrıksı seslere de
şans tanıyacak,sosyal ve politik duyarlılık sahibi gruplar da dinleyiciye
ulaşabilecekti.Bu hareketin bayrağı grunge,en önde giden temsilcisi
Nirvana’ydı.Sonraki iki yıl boyunca tüm dünya Amerika’nın Kuızeybatısından
gelen bu uzun saçlı çocukların sesine kulak verecekti.
Andrew Wood’un ölümünden sonra biten Mother Love Bone’un elemanlarınca
toparlanan Pearl Jam ,Nevermind’dan birkaç ay önce çıkardıkları “Ten”in
patlamasıyla akımın en popüler iki grubundan biri olacaktı.Üçüncü albümü
’Badmotorfinger’la yerüstüne çıkan Soundgarden ,dördüncü albümü
“Superunknown”la grunge çağının en önemli albümlerinden birine imza
atacacaktı.“Grunge”ın dört büyükleri arasındaki en depresif ekip olan Alive İn
Chain dahi “Dirt” albümüyle 3milyondan fazla satacaktı.San diego’dan Stone
Temple Pilots da Seattle çıkışlı olmamasına rağmen grunge’ın yıldız yaptığı
beşinci grup olacaktı.
Mainstream’den Kopuş
Doğa kanunlarının bir gereği olarak grunge akımı da mainstream’deki hakim konumunu
yitirdi,hem de tıpkı yükselişi gibi çabuk bir şekilde .Bunu farklı birçok
sebebe bağlamak mümkün ama ilk akla geleni tabiî ki Nisan 94’te aramızdan
ayrılmasıydı.nasıl hippie kuşağı Jimi Hendrix ve Janis Joplin’in ölümleriyle
derin bir umutsuzluğa kapılmışsa,grunge da öyle kaybetti yolunu;rehberi saydığı
adam kimseden bir farkı olmadığını iddia etse de…Evet,grunge’ın mainstrean’de
kalması bu açıdan paradoksaldı belki de;Kurt Cobain,Layne Staley,Andrew Wood
gibi adamların genç yaşta bu dünyadan göçüp gitmeleri,sistemle asla
barışamayacaklarını ortaya koyuyordu bir bakıma.Mother Love Bone zamanında
kariyerist idealleri olan Jeff Ament ve Stone Gossard dahi,”Ten” 12milyon
sattıktan sonra gruplarının şan-şöhret meselesine dayalı bir çizgide var
olmasının imkansız olduğuna karar verdiler;yıllar geçtikçe Pearl Jam’i klip
çekmeyen ,albümlerini bilinçli olarak az sattıran,endüstrinin kurallarına karşı
koyan bir grup haline getirdiler.İşte bu yüzden değerliydi grunge,o ruha sahip
gruplardan hiçbirisi baştaki isyanına ters düşecek bir noktaya gelmedi.Kimisi
için böyle bir şekilde ihanet etmemenin karşılığı ölmek,kimis için de ortadan
kaybolmak olsa bile…
Post-Grunge
Grunge belki bitti ama etkisinin hala var olmadığını söylemek mümkün
değil.Alternatif sound’u mainstream’e taşıyan,punk’ı günümüz dinleyicisine
taşıyan grunge,Amerika’da Green Day ve Offspring’in başını çektiği yeni kuşak
punkların global ölçekte başarılı olmasına imkan sağladı.Grunge İngiltere’de de
gitara düşkün bir müzik sever kuşağı oluşturdu.Blur,Pulp gibi yıllanmış gruplar
yerüstüne çıkmayı başarırken Oasis,Ash,Supergrass gibi gruplar yüksek tirajlar
yakaladılar.90’lar ortasından itibaren Amerika dışında
Silverchair(Avustralya),Bush(İ ngiltere) gibi gruplar Seattle sound’unu
yaşatmaya çalıştılar.İlerleyen yıllarda Amerika’da Creed, Nickelback gibi
gruplar daha da yüzeysel birer grunge yorumuyla daha da başarılı oldular ancak
eleştirel açıdan hiç ciddiye alınmadılar ve endüstride herhangi bir etki de
yaratmadılar.Ancak 2000’ler rock’ını yeniden heyecanlı kılan,The Strokes’la
başlayan retro akımın birçok temsilcisinin ellerine gitar aldıran,punk denen
şeyin ne olduğunu anlamalarını sağlayan grubun da Nirvana olduğunu
düşündükçe,grunge’ın silinmesi imkansız etkisini daha net anlıyoruz,Ama
şaşırmıyoruz;1991,yıl 0.Sadece bir müzik türüne değil,milyonlarca kişiye hayat
öpücüğü verdi grunge;kimbilir daha kaç hayatı değiştirecek!
--------------------------------------------------------------------------
# foLk metal
Genellikle yöresel folk müzikleri kullanan metal gruplarıdır. Yöresel
enstrüman ve müzikleri şarkılarında kullanırlar. Genelikle Kelt folk
metali ön plandadır
en önemli grupları :
Waylander,
Cruachan, Vintersorg,
Finntroll,
Tenhi,
Moonsorrow,
Adorned,
Korpiklaani....
Alternative Metal
Metal müziğin bir alt dalıdır.Genellikle deneysel arayışlar içinde olan
grupların sıradışı şarkı sözleri ve tuhaf müzik temposu kullanırlar.
Karakteristik olarak Heavy Metal'e oldukça yakındır.Sıradışı enstrümanlar veya
müzik teknikleri kullanırlar. İlk örnekleri Faith No More, Tool, Rage Against
The Machine ve Helmettir.Ama en keskin örnegi Messugah, Corrosion of
Conformity, Primus ve Incubus gruplarıdır. Bir nevi fusion metal olarakta
adlandırabiliriz.Son dönemlerde KoRn, Papa Roach, Linkin Park, Slipknot ve Limp
Bizkit bu türün önde gelen gruplarıdır...
Battle Metal (Australian War Metal, War Metal)
Black Metal'in bir alt türüdür. Genellikle savaş konulu şarkı sözleri
kullanırlar.Bilinen pek çok FRP ( Fantasy Role Playing Game ) bilgisayar oyununda
müzik olarak kullanılmıştır. Bilinen en iyi örneği Summoning grubudur.
Christian Metal
White Metal olarakta bilinir. Heavy Metal müziğin hristiyan dini ile ilgili
konularını içeren dinsel bir metal müzik türüdür. En önemli grupları Jerusalem
ve Stryper gruplarıdır.
Epic Metal
Heavy metal'in bir alt türüdür. Doom Metal ile klasik Amerikan Heavy Metal'inin
karışımı bir müziktir. yavaş dinsel ayin müzikleri güçlü müzik temposu ve epik
şarkı sözleri ile süslenmiş bir türdür. Önde gelen grupları Virgin steele,
Cirith Ungol, Omen ve Medieval Steel'dir .
Extreme Metal
Herhangi bir türe dahil edilemeyen, içinde Black Metal, Death metal, Doom
metal, Grindcore, ve Thrash metal türlerinden örnekler taşıyan grupların
yaptığı müzik türüdür. Önde gelen gruplari Aeternus, Ulver, Lord Belial ve
Nile'dir.
Folk Metal
Genellikle yöresel folk müzikleri kullanan metal gruplarıdır. Yöresel enstrüman
ve müzikleri şarkılarında kullanırlar. Genelikle Kelt folk metali ön plandadır
en önemli grupları Waylander, Cruachan, Vintersorg, Finntroll'dır.
Hair Metal
Heavy Metal ile 1970'li yılların Rock müziğinin bir karmasıdır. Amerika doğumlu
bu müzikte genelde "içelim, eğlenelim, kızları eve atalım" havasına
hakim tamamıyla piyasa tarzı müzik yapan bir alt daldır. Müziklerinde zaman
zaman pop müzik ögelerine rastlanır. Genelde motorsiklet tayfasının dinlediği
"günümüzü gün edelim abi" müziğidir. Önde gelen grupları; Bon Jovi
(80's ler), Pat Benatar, Lita Ford, Doro Pesch, Warlock, Skid Row, Van Halen,
Warrant, Twisted Sister, Motley Crue, Pretty Maids'dir.
Melodic Death Metal
Death Metal'in bir alt dalıdır. Melodik gitar riffleri kullanılır. Zaman zaman
akustik gitarlarla desteklenir. Genellikle normal bir vokal kullanılır. Death
ve Morbir Angel zaman içinde bu türü yaratmışlardır (Death'in "Voice Of
Soul" şarkısı). Genellikle İskandinav grupları ön plana çıkmıştır. En
önemli örnekleri Opeth, In Flames, Katatonia ve Insomnium'dur.
Metalcore
Heavy metal ile hardcore'un karması bir müziktir. 1990'lı yıllarda özellikle
Amerikalı grup Hatebreed'in öncülüğünde tanınmıştır. Politik kökenli şarkı
sözlerinin seri gitar riffleri ve çığlık vokallerle süslenmesi en belirgin
özeliğidir.Bilinen önemli grupları Converge, All Out War, Integrity, Zao,
Poison the Well, Botch, Norma Jean Creation is Crucifixion, Dillinger Escape
Plan, Daughters ve Eighteen Visions'dur.
Neo-Classical Metal
Heavy Metal'in klasik müzikten etkilenmiş bir alt dalıdır. Oldukça teknik gitar
soloları kullanılır. Klasik müzikte Johann Sebastian Bach, Antonio Vivaldi,
Niccolo Paganini, Wolfgang Amadeus Mozart ve Ludwig van Beethoven en çok ilham
veren müzisyenlerdir. Genelde virtiöz olarak tanımladığımız gitar tekniği en
üst seviyede olan kişilerin katkıda bulunduğu bir türdür.En bilineni İsveçli
üstad Yngwie J. Malmsteen'dur. Ritchie Blackmore'un vokalistliğini yaptığı
zamanda Deep Purple ve Eddie Van Halen's 1970'lerin sonunda bu müziğe katkıda
bulunmuşlardır..
Nu Metal
Nu metal yada öteki adı ile Aggro metal heavy metal'in bir alt dalıdır.
Genellikle saldırgan, hip hop etkilenimlii agresif vokale sahip , Rap
beatlerinin kullanıldığı ve bateri yerine elektronik bateri olarak tabi edilen
drum machine kullanılan . Dj'lerin de yer aldığı bir müzik türüdür. Deftones ve
Korn ,Linkin park şu anda bu müziğin örneklerini verirken aynı zamanda Faith No
More, Rage Against The Machine ve Cubanate onları takip etmektedir . Zaman
zaman Prong ve Tool'da bu türde çalışmalar yapmıştır.
Oriental Metal
Oriental Metal; Death Metal ve Doom Metal'in arasında kalmış bir türdür. Eski
Yahudi gelenek ve kültüründen etkilenmiş bir müzik türüdür.
Tahmin edeceğiniz gibi İsrail kökenlidir. Şarkı sözlerinde İsrail ile ilgili
tarihi ve geleneksel hikayeler efsaneler konu almıştır.Önde gelen grupları
Salem ve Orphaned Land'dir.
Viking Metal
Viking Metal, Black Metal'in bir alt türüdür. Şarkılarının tamamı viking
efsaneleri ve sagalarından oluşmaktadır. (Saga = kuzey ülkelerinde geçen 2-3
sayfalık kısa mitolojik hikayelerdir) Folk, Pagan ve ortaçağ müziklerinden
etkilenmişlerdir, önde gelen grupları Enslaved, Bathory (orta dönemleri),
Finntroll ve Borknagar'dır..
