nazolin
26.04.2007, 17:41
Hayatı, yaşamayı bir yük gibi omuzlarına bindirmişti adam...
O, aslında yüreği kocaman bir erkekti.Kendi kendine demişti ki; 'İşte sonbahar yaprakları dökülüyor.Yaşamın son treni de az önce, çok az önce kaçtı...'
Her halinden belliydi üzgün olduğu.Zannediyordu ki aradan çok uzun yııllar geçmiş, yaşanacak her şey yaşanmış.Yapılacak her türlü hata yapılmış...
''Ben, aslında...'' deyip geçiriyordu içinden.
O, aslında yüreği kocaman olan adamdı.Geçmişin esiriydi.Boşvermişliğinin de son demlerindeydi...
...Ve o bilmiyordu kendini nefesine can bilen kaç beden vardı böyle kimsesiz,Kim mıh gibi çivilemişti onu derinlerine, sonsuza uzanan şu boşlukta asırlara meydan okuyarak?
İşte yağmur başlamıştı! Sanki melekler iniyordu gökyüzünden...
SAHRA MELEK göründü karışısında mavi nurla rüyalar içinden...''TUT ELİMİ .''dedi.
''ACILARINI UNUT. GEÇMİŞİ UNUT.
BIRAK, O KACAMAN YÜREĞİ;AZAD ET...
TUT ELLERİMİ! TUT HADİ!...''
Yüreği kocaman adam şaşırmıştı.Niye bir melek;üstelik SAHRA MELEK,ısrarla, bir türlü kimselere hissettirip anlatamadığı o yola girmesi için zorluyordu onu?
VE aslında kimdi SAHRA MELEK?
Ne istiyordu?Neyi anlatmaya çalışıyordu yüreği kocaman insana?
SAHRA meleğin gözlerinden tebessümle süzüldü yaşlar...Genç adam da ağlıyordu artık...
''TUT ELLERİMİ...'' düyordu yüreği kocaman insan.
''AMA BEN GEÇMİŞİN ESİRİYİM. YENİDEN YAŞAMA DÖNEBİLİR MİYİM?!!''
Sinsi korkarlıklar sarmıştı her yanını.''Ne yapsan nafile!'' diyordu köşedeki düşman.
...VE, SAHRA meleğin gözlerinden yaşlar süzüldü,süzüldü...
Yapraklar yeşeriyordu işte,SAHRA meleğin tebessümü eksik etmediği siluetinden yaşlar süzülüyordu halâ ve sanki sonbahar ilkbahara dönüyordu birden...
''DÜŞÜN.'' dedi melek.
''KİM OLDUĞUNU DÜŞÜN, O İÇİNDEKİNİN...ANLA VE VER ARTIK ELLERİNİ, AVUÇLARIMDA BULSUN YAŞAMAK AVUÇLARINDAN...''
SAHRA MELEK demişti ki ona, ''SANA SEVGİNİN TOHUMLARINI VERİYORUM YÜREĞİ KOCAMAN ADAM...
ONU, UMUTLA BESLE!
ŞEFKÂTLE,İNANÇLA VE HUZURLA...VE SABIRLA BEKLE.
HEM HER BİR TOHUM GELECEĞİNİN BİRER SIRRI.
KALBİNDEN İÇERİ KÖTÜLÜĞÜ, NEFRETİ,YALANI,KİNİ VE ASLINDA YAPILMASI YANLIŞ OLAN HER ŞEYİ ÇIKAR...
BİR YANINA UĞRADIĞINDA BUNLARIN,GÖZYAŞLARIMI HATIRLA!
BANA İHTİYACININ OLDUĞU HER AN BURDAYIM...SOLUDUĞUN NEFESTE, ATTIĞIN ADIMDA, GÖRDÜĞÜN RÜYADAYIM...
SENİN BİR PARÇANIM!
SEN, YÜREĞİ KOCAMAN İNSAN; SAL O, MÜHRÜ-SAHÎFE Yİ DIŞARI!
TUT, GELECEĞİN İPLERİNDEN!
KİMSE SANA BÖYLE ISRAR ETMEDİ, BAK...
GİR İÇERİ, İÇ SABRIN ŞERBETİNDEN!...''
Yüreği kocaman adamın gözlerinden yaşlar süzüldü.
İŞTE, diğer yapraklar da yeşeriyordu.
Genç adam, şaşkınlıkla tebessüm etti...Ama yüne de korkuyordu.
SAHRA MELEK dedi ki,
''NEYİ BEKLİYORSUN?
HADİ GEL, VER ELLERİNİ''
'' SEN, YÜREĞİ KOCAMAN ADAMSIN...BÖYLE ÇARESİZ OLAMAZSIN!
AŞKI UNUT, İSTERSEN SEVGİLİYİ DE. AMA SEN, GİR O KAPIDAN, İÇERİ!
HUZURUN RÜZGÂRI ESİYOR İÇERİDE...İÇERİDE GELECEĞİN İPLERİ DAHA SAĞLAM, DAHA SIKI!
YÜREĞİ KOCAMAN ADAMSIN SEN! KESİLİR NEFESİN, DÜĞÜMLENİR BOĞAZIN...
YÜREĞİ KOCAMAN ADAMSIN SEN! ; AKSIN GÖZYAŞLARIN SAVRULSUN ORTALIĞA...ACİZLİK DEĞİL,KORKMA!
GİZLERLE DOLU YÜREĞİN; GİZLERLE DOLU İÇERİN, GÖZLERİN...
YÜREĞİ KOCAMAN ADAMSIN SEN! ''
SAHRA MELEK, çok parlak mavi nurla gözlerden kayboldu...Genç adama sevginin tohumlarıyla, bir tek sarı yaprak bıraktı geride, yeşertsin diye.
Yüreği kocaman adam, halâ yüreğini kanatıyordu...
[ SONUNDA BAŞARDIM.BUGÜN AKSİLİK BÜTÜN YAZDIKLARIM SİLİNDİ HİÇ BİRİNİ DE HATIRLAMIYORUM...İNAT ETTİM AMA BAŞARDIM ]